------------------------
   
  balaban16
  Cinle tavla
 
Cinle Tavla

Genç bir kız ailesinin evde olmadığı bir akşam arkadaşlarını davet etmiş. Kız kıza yemişler, içmişler, derken içlerinden biri "cin çağıralım” demiş. Ev sahibi kız da hiç inanmazmış böyle şeylere ama arkadaşlarına ayıp olmasın diye kabul etmiş. Harfler kesilmiş, fincan ortaya konmuş ve elele bir masanın etrafında daire olunup cin çağırma olayına girilmiş. Cin gelmiş gelmesine ama bizim kız hala fincanı arkadaşlarının ittiğini düşünüyomuş. Bi ara fincan hızlı hızlı harflere giderek şöyle demiş: "İçinizde bana inanmayan biri var. Yarın saat 4’te o kişiyle tavla oynamaya geleceğim!” Kızlar feci tırsmışlar ama ev sahibi kız hala dalgasındaymış işin. Saat çok geç olmadığı halde seans hemen bitirilmiş ve kızlar evlerine dağılmış.


Bizimki zaten o tür şeylere hiç inanmadığından cin olayını ertesi sabaha unutmuş bile. Öğlene doğru telefon çalmış. Arayan, kızın çok sevdiği, çok iyi anlaştığı teyzesiymiş, "Bugün içimde bi sıkıntı var, evdeysen bi ara sana uğrayacağım. Dertleşelim biraz.” demiş. Kız da sevinmiş teyzesini görecek diye, "Hemen gel, ben de seni çok özledim” demiş.

Kız, teyzesini hakikaten dertli ve solgun görmüş. Hoşbeş etmişler ama teyze hala dalgınmış. Kız, teyzecim sen konuştukça daha kötü oldun, istersen başka bişey yapalım” demiş. Teyzesi de "O zaman tavla oynayalım. Ne zamandır seninle oynamadık. Kafam dağılır biraz.” demiş. Kız tavlayı almaya giderken bir gece önceki olay aklına gelmiş, “Meğer benim teyzem cinmiş” deyip gülümsemiş.


Kızla teyzesi güle oynaya tavla oynarken bi ara teyze tuvalete gitmek için kalkmış. O içerideyken telefon çalmış. Arayan kızın babasıymış. Adamcağız çok üzgün bi sesle konuşuyormuş: "Kızım teyzen öğlen bi trafik kazası geçirdi. Durumu çok iyi değildi ama Allah'tan ümit kesilmez deyip sana haber vermedik ama az önce teyzeni kaybettik, başımız sağolsun.."
Işığı Açmadığına Memnun Değil Misin?

İngiltere'de okuyan iki Türk kızı yurttta aynı odada kalıyorlarmış. Bir gece kızlardan biri başka bir arkadaşının evine ders çalışmak için gidecekmiş. Diğer kızla vedalaşıp yola çıkmış.

Ancak daha yurttan 100 metre kadar uzaklaşmışken ders kitaplarından birini unuttuğunu farketmiş. Bunun üzerine arkadaşının odasına geri dönmüş. Kapıyı açtığında ışıkların kapalı olduğunu görmüş. "Zeynep yattı heralde" diye düşünüp sessizce karanlıkta kitabını aramış. Bulamayınca da, "Şimdi kızcağızı rahatsız etmeyeyim, nasılsa arkadaşımda da aynı kitaptan var. İdare ederiz artık." diyip gitmiş.

Ertesi sabah arkadaşının sınava girmediğini fark edince "Uyuya mı kaldı acaba?" diye merak etmiş ve telefon açmış. Ancak defalarca çaldırmasına rağmen Zeynep açmıyormuş. Bunun üzerine onun odasına gitmiş ve gördüklerine inanamamış. Oda baştan aşağı kan içindeymiş! Arkadaşının vücudu da parçalar halinde odanın her yanına dağılmış duruyormuş. İçeride iğrenç bir koku ve duvarda da Zeynep'in kanı ile yazılmış ürkütücü bir yazı varmış:

"Işığı açmadığına memnun değil misin?"

 
  Bugün 56970 ziyaretçikişi burdaydı! 246 87  
 

Bu web sitesi Bedava-Sitem.com ile ücretsiz oluşturuldu. Siz de kendi web sitenizi ister misiniz?
Ücretsiz kayıt ol